Yolcu Tiyatro’nun son oyunu… 25 Haziran Çarşamba akşamı Baba Sahne’de sahneye konan, sazlı, sözlü, bol alkışlı bir oyun. Oyun elbette çok tanıdık bir hikâyeyi, çok tanıdık olmayan bir dille anlatıyor.
Ali Ilgaz ve Bedo. İki çocukluk arkadaşı… Hayatla, sistemle, birbirleriyle didişe didişe büyümüşler. Sonra yolları ayrılmış: biri devrimci olmuş, biri polis.
Bir Alevi dergâhından çıkmışlar. Dedeleri, onların “Zâkir” olmalarını istemiş. Sazla, sözle, deyişle büyümüş iki arkadaş. Şaşırmadınız değil mi “Türkiye işte…” memleket başka bir yol çizmiş onlara.
Ve “Zâkir”in oyuncularına gelecek olursam… Ali Seçkiner Alıcı ve Ersin Umut Güler… İki güçlü oyuncu. Biri aynı zamanda müzik direktörü ve sazı sahnede çalıyor. Müziğin, sözün ve hikâyenin birbiriyle bu kadar iç içe geçtiği bir oyuna uzun zamandır tanık olmamıştım.
Özcesi, Zâkir’de iki arkadaşın ilişkisi üzerinden Türkiye’nin bir hafızası da sahneye taşınıyor. Sanırım böyle düşünmemi sağlayan bu topraklarda hem türkülerin hem travmaların bir taşıyıcısı olan zâkirler.
Bir yerlerde bir parkta gençler direniyorsa, bir başka yerde bir çocuk, babasının hayalini kuruyorsa… Bir yerlerde biri ağlıyorsa, o rüzgâr bize de çarpıyor.
Evrim Kepenek – bianet, 30 Haziran 2025